Ana sayfa Annelik Elsanatları Haberler Magazin Dünya Magazin Türkiye Moda Ressamlar Seramik Tiyatro Sinema Yazılar Yemekler
Hz. İbrahim’in oğlunun hayatının kurtulması gibi biz de çocuklarımızın duygusal, zihinsel ve ruhsal hayatlarını kurtaralım mı ne dersiniz?

Kurban bayramı geldi. Kurban bayramı Hz. İbrahim’in oğlunu Allah’a kurban olarak verecekken bir koçun gönderilmesiyle şekillenen bir bayram. Her yıl kurbanlar kesiliyor, etler dağıtılıyor.

Şimdi başka bir açıdan bakalım kurban olayına, bir anne gözünden. Geçenlerde şarkılarımıza dikkat ettim. Müzik her ne kadar sizi dansa sevk etse de, sözleri dinlediğinizde şarkının acılardan ve acı çekmekten, ne kadar mağdur olunduğundan, hayatın ne kadar zor olduğundan oluştuğunu fark ediyorsunuz ve o acılarla dans ediyorsunuz. Komik bir ikilem...
İçimizdeki kurban ve bir annenin gözünden kurban bayramı
Hayatımızda da böyle aslında. Biz ulus olarak, başımıza gelen acılardan, zorluklardan zevk alıyoruz. Ne kadar acı çekersek o kadar mutlu oluyoruz, çünkü o kadar değerli olduğumuza inanıyoruz. İçimizdeki kurbanı besliyoruz sürekli. Mağdur olmak ayrı bir zevk veriyor. O yüzden eğlenmek batıyor bazen. Çocuklarımızın eğlenmesine o yüzden kızıyoruz belki de. Misafirliğe gittiğimizde bizler kadar ciddi olmalarını o yüzden mi bekliyoruz? Sokakta güldüklerinde o yüzden mi rahatsız oluyoruz? Otobüste gülerek sohbet eden gençler o yüzden mi batıyor bize?



Mağdur olduğumuzda gücümüzü başkalarının eline bırakmış oluyoruz. Başkalarının hayatımızı şekillendirmesine izin veriyoruz. Bizim kendimize yaptığımızı fark etmediğimiz sürece aynı şeyi çocuklarımıza yapıyoruz. Onların mağdur olmalarına ve kendilerini mağdur hissetmelerine izin veriyoruz, çünkü biz de böyle öğrendik zamanında.
Haydi artık kıralım bu zinciri. Çocuklarımızın haklarını korumalarına izin verelim. Bu tabii ki, onların şımarıklık ya da saygısızlık yapmalarına izin vermek değil, sadece kendilerini ifade etmelerine izin vermek olmalı. Ne hissettiklerini, ne düşündüklerini dinlemek, onları fark etmek, onlara değer vermek... Bütün bunlar onların mağdur değil, yani kurban rolüne girmeden hayatlarındaki sorunları çözmelerini sağlayacak. Bizim onlara verebileceğimiz en güzel hayat da bu olacak bence.

 

Hz. İbrahim’in oğlunun hayatının kurtulması gibi bizim çocuklarımızın da duygusal, zihinsel ve ruhsal hayatları böyle kurtulacak.
GrafikSaati haberleri
Bayramınız kutlu olsun, içimizdeki kurbanı sevgiyle dönüştüreceğimiz bir bayram olsun.

Banu Conker

Banu Conker'in tüm GrafikSaati yazıları

Banu Conker'in kişisel gelişim yazıları

Banu Conker GrafikSaati annelik yazıları

Banu Conker'in diğer GrafikSaati yazıları

Banu Conker'in kişisel blogu:

http://bitutamtuz.com

Banu Conker'in ben onu tuz kadar sevdim isimli kitabının facebook sayfası

https://www.facebook.com/BenOnuTuzKadarSevdim?fref=ts

Diğer annelik yazıları

Editör: Belgin Elçioğlu

Copyright: Her hakkı saklıdır  | grafiksaati.com[at]gmail.com  |  gizlilik politikası

Banu Conker, GrafikSaati