Ana sayfa  Annelik  Elsanatları  Haberler  Magazin Dünya  Magazin Türkiye  Moda  Ressamlar  Seramik

Tiyatro Sinema  Yazılar  Yemekler  Send Twitter  Twitter'da biz  Facebook'da biz  Pinterest'de biz

 

 

 

Hayat sınavın ta kendisidir - Çocuklarda stress yönetimi

Yazan: Banu Conker, GrafikSaati Kadınlar Kulübü
Banu Conker'in tüm grafiksaati yazıları

Banu Conker grafiksaati kadınlar kulübü

Yazan: Banu Conker

Çocuklarda stress yönetimi

Üniversite birinci basamak sınavı (YGS) geçen haftalarda yapıldı. Lise son sınıf öğrencileri, onların anne ve babaları ve yakınları bu sınavın stresine katlanmak zorunda kaldı.

Bir işyeri arkadaşımın kızı da aylardır, hatta yıllardır bu sınava hazırlanıyor. Sürekli ders çalıştığını duyuyorum. Yılların emeğinin iki saate sığdırıldığı bir sistemle çocuklarımızın geleceği çiziliyor. Sınavda arkadaşımın kızının başına kötü bir olay gelmiş. Arkasında oturan kız midesi bulanınca görevliye söylemiş, o da ‘su iç, geçer’ demiş. Bir süre sonra kız çıkarmış ve önünde oturan arkadaşımın kızının sınav kâğıdı da biraz ıslanmış. Kızın tüm konsantrasyonu gitmiş, sınavdan ağlayarak çıkmış. Ve aynı akşam yine ders çalışmak istemiş. Sınavda stresten bayılanlar, gribe yakalanmış olup ilaçla ayakta durmaya çalışanlar, burnu kanayanlar... Ne olacak onların hali? Hayatlarından bir yıl çalınıyor.

Günlerdir düşünüyorum, sürekli ders çalışan bir genç dışarıdaki hayatta neler yapacak? Bir yıl sonra üniversiteye kaydını yaptırdıktan sonra ne olacak? Sudan çıkmış bir balık gibi olmayacak mı?
Grafik Saati kadınlar klubü
Her yaşın kendine göre bir güzelliği var diyoruz, ama çocuklarımızın en güzel yıllarının, geleceklerinin temelini attıkları yaşlarında onlara ne yapıyoruz? Kaç kişiden komşularının başarılı çocukları olduklarını, ama aynı zamanda psikolojik rahatsızlıkları olduğunu duyuyorum. Çocuklara spor yaptırılmıyor, çünkü ders çalışmaları gerekiyor. Enerjileri bize göre daha fazla olan bir çocuk o enerjisini harcayamadan saatlerce sandalye tepesinde ders çalışmak zorunda bırakılıyor. Sonra da çağımızın hastalığı ‘hiperaktivite’ ile etiketlendirilip ilaçlarla sakinleştirilmeye çalışılıyor. Bu mu hayat? Bu mu o çocuk için yaşamak? Ne bu? Ben hiç anlamıyorum, anlayan varsa bana anlatsın.

Peki, ama sistem bu diyeceksiniz. Sistemin çarkı bizi de içine alıyor diyeceksiniz. Ben de geçen yıl o SBS çarkının içinde iyice yoğruldum, ama yine de kızımı voleyboldan almadım. Hafta sonları dershaneye göndermedim. Okulda yaptığı testlerle geçti sınavdan. Bizim şansımıza okulu iyiydi, ama okulda dershaneye gitmeyen tek çocuk da benim kızımdı. Dershaneye gitmediği için diğer çocukların yaşadığı streslerin dışında kaldı. Yapması gereken tüm ödevlerin ve ev işlerinin sorumluluğunu sonuna kadar yerine getirmesi gerekiyor, bence öğrenmesi gereken en önemli ders buydu. Hayata böyle hazırlanacak çünkü hayatta sorumluluğunu alırsa ve yerine getirirse başarılı olabilir.

Sınavlarda, derslerde yüksek puanlar alıp başarılı karneleri evine getiren nice çocuk hayatta silik ve insan ilişkilerinde başarısız oluyor? Artık bunları fark edip ona göre ebeveynliğimizi gözden geçirme zamanı geldi de geçiyor sanırım. Çocuklarımızın hayat sınavında başarılı olması için dengeyi önce kendi içimizde kurmalı, egomuzun oyunları için çocuklarımızı feda etmekten vazgeçmeliyiz.

Banu Conker

Banu Conker'in tüm GrafikSaati yazıları

Banu Conker'in kişisel gelişim yazıları

Banu Conker GrafikSaati annelik yazıları

Banu Conker'in diğer GrafikSaati yazıları

Banu Conker'in kişisel blogu:

http://bitutamtuz.com

Banu Conker'in ben onu tuz kadar sevdim isimli kitabının facebook sayfası

Diğer annelik yazıları

Editör: Belgin Elçioğlu
Mail: belgininvictus1968[at]gmail.com

 

Copyright: Her hakkı saklıdır  | grafiksaati.org[at]gmail.com  |  gizlilik politikası